|
Yazımı okurken kafanızdan eminim bir sürü soru işareti geliyor;
ordayken nasıl bi hayat beni bekliyor, kimin evinde yada kimlerle
yaşayacağım,okul nasıl olucak, bana nasıl bi fayda sağlayacak, oraya
alışabilecek miyim… inanın ne olacagı bana anlatılmasına rağmen hala
kafamın içinden geçiyordu buna benzer sorular, ancak oradayken tanıdığım
ve dünyanın her yerinden gelen tüm arkadaşlarım bu tür soruları
sormuşlardı kendilerine. Evet ingiltereye gidecektim Brighton ‘a.
kesinleşmişti, vize alırkende benimle ilgilenen vize görüşmesine kadar
hala telefonda konuştuğum Şeyda hanım ve Berna hocama bir kez daha iyiki
vardınız demek istiyorum.
Korkulacak bişeyde yokmuş vizeyi almıştım, şimdi uçak biletindeydi
sıra oda bilindiği gibi internetten bir dakikada yapabileceğiniz bi
işlem. Biletimi de almıştım ve sıra gitme gününün gelmesini
beklemekteydi ve o gün, hava alanı Türkiyede ayak bastığınız son yerdi, 3
buçuk saat sonra hayatınızda hiç bilmediğiniz bi ülkede olacaksınız… bi
düşünün heyecanı bile güzel geliyor şuan bana ve uçaktan inişim
valizlerimi alışım…Hayatımda yaptığım ve üzülerek verdiğim tek para
transfer istemek oldu :) hiçte gerek yokmuş Türkiyede nasıl bi otobüsle
bi yerden bi yere gidiliyosa ordada sorduğunuz zaman size yardım etmek
isteyen ve yön gösteren son derece centilmen ve son derece yakışıklı
insanlar varmışş:)) ve kaybolmazsınız inanın. Sonuçta beni almaya gelen
insanda son derece sevecen biriydi. Stansted hava alanından Brighton`a
beni kalacağım ingiliz ailenin evine götürecekti. Bir buçuk saatlik bi
yolculuktan sonra sanki bi film karesine bakıyormuşum gibi etrafı
seyrediyordum… geçtiğim yollar, evler herşey başkaydı… artık başka bi
ülkedeydim.
Son derece zevkli bir yolculuktan sonra Brigton a gelmiştik. Ingiliz
bi ailenin yanında kalmak benim tercihimdi ama şuan olsa öğrenci evinde
olurdum. Sıra aile ile tanışmakta, bizim kadar tabi sıcak insanlar
değiller :) ama beni odama yerleştirip oradanda çevreyi tanımam ve
kaybolmamam için durakları ve alışveriş yapabileceğim dükkanları
gösterdikten sonra artık yalnızdım… Ertesi sabah okula gidecektim, bana
gösterilen durakta bekleyip verilen otobüs numarasına binip bana
söylenen yerde indim. Evler ve yollar o kadar düzenli ve aynıki,
aklımda tutmam biraz zor oldu, alışık değiliz Türkiyeden biz bukadar
düzene… Neyse uzun bi uğraştan sonra okula kadar bana ingiliz bi cocuk
eşlik etti. Neyse okuldaydım artık, tanışma aşaması herşey yolundaydı.
Okulda tanıdığım herkes çok iyi çok sevecen sanki seçilmiş gibi herkes
harikaydı size yardım için ordalardı sanki. Sınıf arkadaşlarınızla da
tanışmaya başladıktan sonra artık farklı bi yaşamınız başlıyor demektir.
Kaldığım aile gayet iyi bir aileydi, çok temizlerdi ve 4 ayımı çok
sevdiğim Italyan bir arkadaşımla geçirecektim. Yeni biriyle tanışmak ve
hiç bilmediğin bir dille bi hayatı paylaşmak ilk başta garip gelsede bir
günde alıştık birbirimize. Okul size zaten hertürlü imkanı sunuyor,
aileyi beğenmediğiniz da yada evi beğenmediğinizde hemen yerine başka
bir ev ayarlayabiliyorlar herhangi bi sorunda zaten Şeyda hanım ve Berna
hocam bir telefon kadar uzaktılar bana ve iyiki de vardılar… Kısa
sürede okula da alışmıştım, orada tanıdığım herkese tekrar teşükkür
etmek istiyorum…
Farklı bir dille kendimi anlatmak zorunda hiç kalmadığım için ilk
zamanlarımı biraz susarak geçirdim kabul ediyorum ama heşeyin bi alışma
süreci var değil mi? buda benim tahmininm bir buçuk ay en geç 2 ay,
hayat daha farklı oluyor paylaşımlarınz sohbetleriniz artık daha geniş
ve anlamlı olmaya başlıyor. Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları
paylaşanlar anlaşabilirler felsefem burda başlıyor benimde…insanları
tanımanın sadece aynı dili konuşmakla olmadığını anlıyorsunuz , aynı
dili konuşmak anlaşmak demek değil ve burdayken ingilizceye sonsuz
teşekkür ediyorsunuz işte. Her ülkeden arkadaşlarınız oluyor ve her
ülkede size kapısını açacak sizi sevgiyle karşılayacak insanlar
dostluklar, aynı şekilde onları misafir edeceğiniz bir kapıda Türkiye
oluyor.
Brighton son derece güzel sevimli tam anlamıyla öğrenci sehri.
Caddeleri sokakları gidilen mekanlar heryer zaten yanınızdakilerle daha
da güzelleşiyor. Ülkenin siztemi ve düzeninin sizi etkilememsine imkan
yok. Herşey sonderece düzenli trafik, yollar, bahceler her yer ve herşey
sanki sizin için hazırlanmış gibi karşılıyor bu ülkede sizi inanın. Iş
bulmak ve orda çalışmak hiçte o kadar zor değil birazcık etyrafı
tanımaya başladıktan sonra herşey oluyor zaten kendiliğinden. Şimdi de
ve benim için bu fırsatı yaratan babama sonsuz teşekkür etmek
istiyorum..benim anlatmak istediklerim bu kadar herşeyide anlatmak olmaz
dimi yaşamak hissetmek görmek lazım sihiri kaçmasın diyeee….
Gulsah Temizsoy
|